Bir Kelimenin Hikâyesi: “Hapsolmak” Üzerine Bir Yolculuk Bazı kelimeler vardır, anlamı sadece sözlükte değil, kalbimizin en derin köşesinde yankılanır. “Hapsolmak” da onlardan biridir. Bazen bir odaya, bazen bir hatıraya, bazen bir insana… ama en çok da kendi duygularımıza hapsoluruz. Bugün, hem bir dil meselesine hem de bir yüreğin sessiz çığlığına dokunmak istiyorum. Sabahın Sessizliğinde Başlayan Hikâye Elif, sabahın ilk ışıklarıyla uyanmıştı. Perdelerden sızan solgun ışık, yüzüne düşerken, zihninde yankılanan tek bir soru vardı: “Hapsolmak… gerçekten ne demek?” Dile merakı vardı, kelimelerin büyüsüne inanırdı. Ama bu sabah, bu kelime başka türlü dokunmuştu ona. Belki içinde bir sıkışmışlık, belki de bastırdığı bir…
2 YorumEtiket: de
Hangi Hayvan Anırır? Basit Bir Sorunun Rahatsız Edici Kıvrımları Bir görüşle açayım: “Hangi hayvan anırır?” sorusu, ilk bakışta çocuk kitaplarının masum dünyasına ait gibi görünse de, dili sadeleştirip karmaşıklığı yok sayan bir bakışın ürünüdür. Cevap “eşek” deyip geçmek kolay; ama bu kolaycılık, hem dilsel hem biyolojik hem de kültürel katmanları ıskalıyor. Üstelik soruyu yanlış yazdığımızda—“Anirir” yerine “anırır”—mesele yalnızca imlâ değil; Türkçenin dijital çağda nasıl yıprandığını da gösteriyor. Bu yazıda, naif görünen sorunun tartışmalı yüzlerini cesurca masaya yatırıyorum. Kısa cevap: Eşek anırır. Ama hikâye burada bitmiyor; katırlar, yaban eşekleri ve hatta zebralar da anırmaya benzer vokalizasyonlar çıkarır. “Anırma” Sesi Nedir, Ne…
2 Yorum